Önemsiyoruz | ERG: 14. Kez İyi Örnekler
Önemsiyoruz; gönüllü bireylerden oluşan, kâr amacı gütmeyen, bağımsız bir organizasyondur. Özel durumu olan bireylerin yaşama katılmasına destek verir.
önemsiyoruz, gönüllü, hapishanedeki çocuklar, vakıf, dernek, yarımlaşma, sosyal projeler
1053
post-template-default,single,single-post,postid-1053,single-format-standard,ajax_fade,page_not_loaded,,qode-title-hidden,qode_grid_1300,footer_responsive_adv,hide_top_bar_on_mobile_header,qode-content-sidebar-responsive,qode-theme-ver-9.5,wpb-js-composer js-comp-ver-4.12,vc_responsive

ERG: 14. Kez İyi Örnekler

Eğitim Reformu Girişimi(ERG) tarafından bu yıl 14. kez düzenlenen Eğitimde İyi Örnekler Konferansı’nda dinleyiciydik. Eş zamanlı birçok sunumun ve atölyenin gerçekleştiği etkinlikte, eğitimin tüm paydaşları iyi örnekler etrafında buluştu. Erken çocukluk eğitimi, eğitimde ayrımcılıkla mücadele, veya sosyal duygusal becerilerin desteklenmesi gibi konularda uzmanları bir araya getiren etkinlik bizim için besleyiciydi. Bu yılın temasının “Daima Muhabbet, İnadına Muhabbet” olarak belirlendiği konferansta aramızda köprüler inşa edebilmenin önemi ve eğitimde de muhabbetin önemli olduğu belirtildi.

Katıldığımız ilk oturumda “Öğrenme sürecini öğrenciler yönetirse” konu başlığı altında, 0-6 yaş grubu çocukla
rın empati becerilerini geliştirmeye yönelik gerçekleştirilen uygulamaları dinledik. Sınıflarında buldukları Salyangoz üzerinden, ihtiyaç haritası çıkartan çocukların, süreçteki problemlere çözüm bulma becerileri gözlemlenerek, deneyimle öğrenilen çıkarımların daha öğretici olduğu sonucuna ulaşıldığı vurgulandı.
Diğer oturumlardan biri, çocuklar için felsefe eğitiminin düşünme eğitimine etkisi üzerineydi. Çocukların
tartışacakları konuyu bulmaları ve bu konu üzerinde sorular sormalarının teşvik edildiği eğitim yönteminde, başkalarına söz hakkı vermeyi, başkalarının düşüncelerini anlamayı, desteklemeyi öğrendikleri gözlemlendiği söylendi. Sosyal duygusal örenme planı özel oturumunda ise çocukların birbirini dinlemesi, arkadaşlarının farklılıklarını görmesi ve kendini tanıması üzerine gerçekleştirilen çalışmalar anlatıldı.

Çalışma konumuzu oluşturan hapisanedeki çocuklar üzerine gerçekleşen bir oturum da vardı. “Çocukluğum Hapsolmasın” adlı projede, Türkiye’de anaokulu olan bir hapisanedeki çocuklar ile huzur evindeki yaşlılar bir araya gelerek. Geçmiş ve gelenekler yaşlılar tarafından çocuklara aktarılarak, hem çocukların hem de yaşlıların gerçek yaşam becerilerinin artmasını sağlayacak çalışma özetlendi.

Önyargıların hayatımızı ne derece etkilediğini gözler önüne seren, önyargıya yaklaşımımıza dair detayların anlatıldığı sunumda ise, bir lisede uygulanan pilot proje ile gençlerin önyargıları konusunda yaratılan farkındalık vurgulandı.

Oyun ve sosyal zekanın sosyal ve duygusal becerilerdeki yetkinliği üzerine hazırlanan çalışmada, bizlerin de üzerinde çalıştığımız, oyun oynamanın önemine değinildi. Çalışmada, çocukların varolan bir problem, anlaşılmayan bir durum üzerine oyun üretmeleri sağlanarak, eksik olan yönlerini gözlemlemeleri ve kendilerinin konuya odaklanmaları sağlandığı anlatıldı. Aynı şekilde sosyal birer birey olarak gelişebilmeleri adına, arkadaşları ile ortak çalışmalar yapmalarının gelişimlerine katkısı olmuştur.


Günümüzde sosyalleşmenin dijital dünyada çocuklar için daha zor olduğu üzerine yapılan çalışmada, doğanın ruhunda duvarlar arasında büyüyen çocukların problemlerine değinildi. Doğanın öğretici ilhamından yola çıkan araştırmada, çocukların dışarda zaman geçirmeleri; canlıları, hava değişimlerini deneyimleyerek öğrenmeleri etkili bir yöntem olarak gözler önüne serildi. Bu yöntemin motor becerilerinin pozitif yönde gelişmesine, oyun üretmeye başlalamalarına, iletişim becerilerinin gelişmeşine ve sağlıklı beslenmeye ilgilerinin artmasına katkısı olduğu vurgulandı. Ayrıca teknoloji bağımlılığında azalma olduğunu da gözlemlediklerini eklediler.

Son olarak Ashoka işbirliği ile düzenlenen “Fark yaratan sınıflar: Eğitimde sosyal ve duygusal becerilerin desteklenmesi” özel oturumunda eğitim ortamlarında çocukların problem çözme, empati, ekip çalışması ve liderlik gibi farkyaratan beceriler kazanmasına ve bu becerileri hayata geçirmesine katkı sağlayan örnekler paylaşıldı. Çocukların kendini ifade edebilmeleri için duygu kartlarından yararlanılanarak duygularından bahsetmeleri sağlanırken, çatışma durumlarında çocuğu çözüm sürecine dahil ederek duygusal ihtiyaçlarını ve isteklerini dile getirmelerinin teşvik edilmesinin öneminden bahsedildi.


Önemsiyoruz ekibi adına Bige Öktem’in katıldığı bu konferans, bizim için çok faydalı oldu. 15. kez gerçekleşmesini diliyor, bizim de gelecek yıllarda iyi bir örnek ile konferansta yer almayı hayal ettiğimizi belirtmeden edemiyoruz.